Yeni bir Filiz, tanıdık bir his

Filiz Makarna, çocukluğumdan beri her zaman mutfağımızda olan bir ürün oldu. Filiz, öncelikle adaşlığımızla gönlümde yer etti. Çocukken raflarda ismimi görmenin verdiği o mutluluk en sevdiğim yemekle birleşince de hiç kopmadık. Sanırım benim jenerasyonumdaki pek çok kişi için Filiz Makarna, çocukluk günlerini hatırlatan unsurlardan biri olmuştur. Zira o yıllarda bugünkü gibi bol tarifler, çeşitler yoktu. Bizim evde makarna ya peynirli ya da salçalı yapılırdı 😊 Babam ise makarnayı yemekten saymazdı. Oysaki bugün makarna, yeni çeşitler ve tariflerle mutfağımızda daha geniş bir yer buluyor.

Bu hafta Filiz’in yeni logosunu ve ambalajlarını, markanın iletişim yaklaşımındaki değişimle birlikte duyurduğunu gördüm.

Değişen şeylerle birlikte ambalajdaki kırmızının ve logodaki Filiz yazısının tanıdık karakterinin korunması içime su serpti. Zira ben pazarlamacı gözüyle ihtiyaçları anlasam da tutucu bir tüketici olarak sevdiğim markaların özellikle logo yenilemelerinde önyargılı olabiliyorum. Logodaki buğday başağı simgesi, “z” harfinin uzantısıyla birleşmiş.

Eskiden gelen önemli değerleri ve anlamları koruyarak da markanın kendini yenileyebileceğini gösteren güzel bir örnek benim için. Yenilenme isteğiyle markalar bazen tüketicinin hafızasında yer eden önemli noktaları kaçırabiliyorlar. Bazen bir renk, bir harf, bir simge, tüketicinin markayı ayırt etmesi ve bağ kurması açısından büyük önem taşıyabiliyor.

Diğer yandan, 29 Eylül 2026’da Tersane İstanbul’da tanıtılan yeni dönemin merkezinde “Olur mu Dersin?” söylemi var. “Olur mu Dersin?” söylemi, tüketiciyi tam da deneyimin içine davet ediyor. Tarif videolarıyla yeni şeyleri denemeye cesaret etmeye, yeni tatlarla tanışmaya ve hatta kendi tariflerini paylaşarak başkalarına ilham olmaya…

“Olur mu Dersin?”, 2024’teki “Bu Yemek Senin Hikayen” yaklaşımının devamı gibi de hissettirdi bana. Her ikisi de tüketicinin kendi dokunuşunu merkeze alıyor. Yeni söylem, bu kişisel hikâyeyi mutfakta yeni bir şey denemeye davet ediyor. Bu davet içerikler ve deneyimlerle desteklenirse, “Senin Hikayen”in somut bir davranışa dönüşmesini görebiliriz.

Bu arada, lansman sonrasında web sitesine baktığımda eski logonun hâlâ kullanıldığını gördüm. Yenilenmenin tüm temas noktalarına nasıl yansıyacağını da merak ediyorum.

Ben biraz torpilli yaklaşıyor olabilirim ama sevdim. Bence olur 😊



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İndirim satış getirir; peki markaya kaybettirir mi?

Her müşteriyi kazanmalı mıyız?

SEO'dan Sonra Yeni Gündem: AEO